Bir kez değil, tekrar tekrar izleyin. Ancak anahtar kelimelerle tarif edilebilecek bir çalışma: Bağlantı, geçiş ve kelimeler. Diğer işleri için buyrun. Watch this over and over, not once. It can only be described by the help of some keywords: Connection, transaction and words. For more click here.
Continue reading...
Perşembe, Temmuz 15, 2010
Temmuz 13′ü Old Spice’ın internetleri istila ettiği gün veya sosyal medya bayramı olarak kutlasak yeridir. Wieden+Kennedy’nin yarattığı Old Spice televizyon reklamı ve karakteri, “erkeğinizin onun gibi kokabileceği erkek,” o gün internetlerde en çok konuşulan konu oldu. Sebebi ise 2 şeye dayanıyor. Reklam filmi, reklam filmi gibi yapılmadı. Yaşayan bir meme haline geldi. Daha sonra, sanki [...]
Continue reading...
Pazar, Temmuz 11, 2010
Birisiyle çıkma işini internetlere emanet eder miydiniz? Brian yapmış. Hikâye şu. 23 yaşında genç bir adam olan Brian, bu sitede, alışılmadık bir şekilde kendine eş arıyor: Crowdsourcing ile. Üstelik sadece kızı bulma işi crowdsourcing ile değil, nerede ne yiyecekler, randevu nasıl geçecek, hepsine internetler karar veriyor. Detaylar için Twitter’dan da @datingbrian‘ı takip edebilirsiniz. Gitgide daha [...]
Continue reading...
Pazar, Temmuz 4, 2010
Bu çeşit işler aslında konuşur ve bize şunu der: Biz daha online dünyayı offline hayatımıza yavaş yavaş alıyoruz. Bundan da keyif alıyoruz. This type of work actually speaks like this: We’re still trying to integrate the online world into our offline lives. And we’re enjoying that.
Continue reading...
Perşembe, Haziran 24, 2010
Radiohead’in şarkısını hatırlayın ve insan kaçakçılığı hakkında bir an düşünün. İtiraf edin, doğrudan kurbanı olmadıysanız, bunun acısını tahmin etmek imkânsızdır. Bunu anlamak için, 5 yaşınıza geri dönün ve en sevdiğiniz oyuncağı kaybettikten sonra nasıl da ağladığınızı, yemek yemeyi bile reddettiğinizi hatırlayın. Üzüntünüzü 100′le çarpın ve kaybolan oyuncağınızın sessizliğini ekleyin. İşte böyle bir acı, eğer tahayyül [...]
Continue reading...
Pazartesi, Haziran 7, 2010
Sapporo Biru, sanki süper bira dermiş edasında, baştan ayağa kültürel bir reklam çıkardı. Kanada pazarında satılan bu Japon birasının Çin’deki reklamını çekmek 1 aydan fazla sürdü. Görsel dünyası şeker gibi; ya da sizi şekerci dükkanındaki çocuk gibi hissettiriyor, o kadar çok teknik kullanılmış ki. Tekrar tekrar izlemeli. Sapporo Biru, as if to say super beer [...]
Continue reading...
Pazartesi, Mayıs 31, 2010
“Subaru Badge of Ownership”. Öncelikle çok güzel ve orijinal ve cesur bir hamle. Tebrikler. Ayrıca şuna dikkat edelim, bu bir reklam uygulaması değil. Ürünün içine yedirilmiş bir nitelikten bahsediyoruz. Şimdi bazı sorular: Neden sınırlı sayıda arma? Eğer amaç kişiselleştirmeyse, neden kıstılı kişiselleştirme? Amaç gösteriş yapmaksa, neden armalar için bu kadar kısıtlı yer? Bazı Subaru kullanıcıları [...]
Continue reading...
Pazartesi, Mayıs 31, 2010
Kutunun içinde düşünmek. Uygulamanın fikirden daha iyi olduğu ender icraatlardan biri. Thinking inside the box. One of the rare cases where execution is better than the idea itself.
Continue reading...
Perşembe, Mayıs 27, 2010
Kumandanızda 1 ve 2 numarada hangi kanallar kayıtlı? Çok “normal” bir televizyonunuz varsa, TRT 1 ve TRT 2 kayıtlı olması muhtemel; tıpkı Polonya’da genel teamül olarak TVP 1 ve TVP 2′nin sırasıyla 1 ve 2 numarada olması gibi. Bu içgörüden yola çıkan Skoda, her iki kanalda tamamen aynı saniyelere gelen reklam kuşağını satın alarak insanlara [...]
Continue reading...
Perşembe, Mayıs 20, 2010
Nike’ın 2010 Dünya Kupası reklam filmi bomba olmuş, efsane olmuş. Ajansı Wieden+Kennedy. Daha önce Guy Ritchie’yi kullanan Nike, bu sefer Babil ve 21 Gram’ın yönetmeni Alejandro G. Iñarritu ile çalışmış. (Editörün notu: Çok acaip bir iş olmuş bu!) Awesomeness, from Wieden+Kennedy. Nike’s World Cup 2010 ad is rad. Directed by Alejandro G. Iñarritu (Babel and [...]
Continue reading...
Pazar, Ağustos 15, 2010
2 Comments